Çocuk İstismarı ve İhmali

Çocuk İstismarı ve İhmali
17 Eylül 2018 tarihinde eklendi, 514 kez okundu.

Çocuk İstismarı

Çocuk istismarı ve ihmali çocuk, aile ve toplum üzerinde çok farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Temel olarak
çocuk istismarı ve ihmali dünyada yaygın bir halk sağlığı sorunudur. Amerikan Psikoloji Birliği(2002)’ne
göre ihmal ve istismar etkileri, sıklığı ve içeriği nedeniyle çocuğun psiko-sosyal sağlığını etkileyen
önemli bir halk sağlığı sorunudur. Genel olarak istismar ve ihmalin ortak tanımı incelendiğinde ana baba
ya da bakıcı gibi bir erişkin tarafından çocuğa yöneltilen, toplumsal kurallar ve profesyonel kişilerce
uygunsuz ya da zarar verici olarak nitelendirilen, çocuğun gelişimini engelleyen ya da kısıtlayan eylem
ve eylemsizliklerin tümü olduğu görülür. Bu eylem ya da eylemsizliklerin sonucu olarak çocuğun fiziksel,
ruhsal, cinsel ya da sosyal açıdan zarar görmesi, sağlık ve güvenliğinin tehlikeye girmesi söz konusudur.

Çocuk istismarı; fiziksel, cinsel ya da duygusal istismar olarak; çocuk ihmali ise fiziksel ya da duygusal
ihmal olarak ayrılmaktadır. Çocuk ihmali bazı kaynaklarda bir üçüncü başlık olarak eğitimsel ihmal
olarak da ele alınmaktadır. Bu başlık okul çağındaki çocuğun okula gönderilmemesi, çocuğun
tekrarlayan bir şekilde okuldan kaçmasına izin verilmesi ve çocuğun özel eğitimsel gereksinimlerine
dikkat edilmemesini kapsamaktadır. İstismar ve ihmalin bu farklı şekilleri yalnız aileleri değil, toplumu,
sosyal kuruluşları, yasal sistemleri, eğitim sistemini ve iş alanlarını da etkileyen bir halk sağlığı sorunu
oluşturmaktadır.

Çocuklarını istismar eden anne ve babaların kendine güvenmeyen, ana-baba olmayı kabullenememiş,
kendi çocukluklarında benzer bir durumla karşılaşmış kişiler oldukları saptanmıştır. Öte yandan çocuk
gelişimi ve eğitimi konularında gerçek dışı bilgilere ve beklentilere sahip, kendi dürtülerini kolaylıkla
denetim altına alamayan, karşılanmamış bağımlılık gereksinimleri olan ve alışkanlık yapıcı madde
bağımlısı kişilerin de çocuk istismarına yatkın oldukları gözlenmiştir. İzolasyon ( tek başına kalma,
yalnız bırakılma), baskı ve zorlanmalar, şiddetin kuşaktan kuşağa geçen bir değer yargısı olarak toplum
tarafından benimsenmiş olması da çocuk istismarının nedenleri arasında sayılmaktadır. Öte yandan,
olaya kurbanlar açısından bakıldığında düşük doğum ağırlığı ( doğum kilosunun 2500 gr’ın altında
oluşu) ile doğan, vaktinden önce doğan, kalıtsal veya süreğen bir hastalığı olan, istenmeyen bir gebelik
sonucunda doğan, gayrımeşru olarak dünyaya gelen çocukların ve ikizlerin daha çok istismar edildikleri
görülmektedir.

Son 20 yılda, çocuk istismarı ve ihmali konusunda risk altında olan nüfusun belirlenmesi için yoğun
çalışmalar yürütülmüştür. Geliştirilen risk ölçme araçlarının en önemli sorununun hatalı sonuçlar vermesi
ve kişilerin yok yere “şiddet uygulayıcısı, istismarcı” olarak etiketlenmesi olmuştur. Bu nedenle giderek
kişilere yönelik risk ölçümünden çok, yüksek risk altındaki toplumların saptanması yoluna gidilmektedir.

• Fiziksel istismar konusunda saptanan risk göstergeleri şunlardır:
• Düşük sosyoekonomik durum
• Çok genç anne olma
• Geniş aile
• Tek ebeveynli aile
• Ebeveynlerde çocuklukta kötü muameleye maruz kalma öyküsü
• Eşe yönelik şiddet
• Topluma yönelik şiddet
• İstenmeyen gebelik ve gebelik sürecinde olumsuz tutum

• Cinsel istismar konusunda saptanan risk göstergeleri ise;
• Gerçek anne-babanın bulunmadığı aile ortamı
• Ebeveynler arasında şiddetli uyumsuzluk/geçimsizlik
• Üvey baba varlığı
• Mutsuz aile yaşamıdır.

Sonuçları ve etkileri açısından ele alındığında çocuk istismarı ve ihmalini önlemek için konu hakkında
bireyleri, aileleri ve toplumu eğitim yolu ile bilgilendirip bilinçlendirmek gerekir. Araştırmalar, prenatal
ve bebeklik dönemlerinde ev ziyaretlerinin yapılmasının istismar ve ihmal olgu sayısında, acile
başvurularda, kazalarda ve hastaneye yatırma durumlarında azalma sağladığını göstermektedir.
İstismar, herhangi bir özel karakteristik olmadan her ailede olabilir. Ebeveynlerle ilgilenirken istismar
olasılığı açısından ailelerin aşağıdaki bazı özelliklerini dikkate almalısınız:

• Yalnız, arkadaşları ya da herhangi bir destek grubu olmayan aileler
• Çocukluklarında istismar edildiğini söyleyen ebeveynler
• Sıklıkla kriz yaşayan aileler(Sık yer değiştiren, para problemi yaşayan aileler)
• Uyuşturucu ya da alkol bağımlısı ebeveynler
• Çocuğuna aşırı düşkün ebeveynler
• Çocuğu aşırı sert disiplin eden ebeveynler
• Çocuğuna çok fazla ya da çok az ilgi gösteren ebeveynler
• Çok zorlu bir çocuğa sahip olduğunu düşünen ebeveynler
• Aşırı stres altındaki ebeveynler
Eğer bir çocuğun istismar edildiğinden şüpheleniyorsanız yapmanız gerekenler şunlardır:
• Çocuğu sessiz ve sakin bir yere alın.
• Çocuğu bir istismar olup olmadığını değerlendirebilmeniz için size yeterli bilgi vermesi konusunda
sakince cesaretlendirin.
• Sakin kalın; böylece çocuğu üzmezsiniz.
• Eğer çocuk, istismarı açıklıyorsa ona inandığınız konusunda güven verin size söylemesinin doğru
olduğunu ve onun kötü biri olmadığını söyleyin.
• Çocuğa ona yardımcı olabilecek kişilerle konuşacağınızı söyleyin.
• Çocukla gruba dönün (Eğer uygunsa).
• Tüm bilgileri kaydedin.
• Mümkün olduğunca çabuk bir şekilde resmî kurumlara istismar şüphesini bildirin.

Eğer kurum sahibi ya da yöneticisi iseniz yanınızda çalışan diğer kişilerin geçmişlerinde istismar öyküleri
olup olmadığını araştırın. Çocuk istismarı ile baş etmek bakım veren için psikolojik olarak zordur. Bu
nedenle sizinle çalışan kişilerin bu konuda eğitim almalarını sağlayınız.

Riskli çocuklar aşağıdaki tabloda belirlenen istismar ipuçları açısından gözlemlenerek değerlendirilmelidir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git