Erken Doğum Nedenleri

Erken Doğum Nedenleri
20 Ekim 2018 tarihinde eklendi, 2.534 kez okundu.

Gebeliğin Erken Doğumla Sonlanmasına Neden Olabilen Faktörleri

Enfeksiyonlar (Genital, idrar yolu, toksoplazmozis ya da CMV), sağlıksız ve dengesiz beslenme, sigara
içme (pasif içicilik dâhil), yasa dışı ilaç kullanımı, alkol, çoğul gebelikler, anne yaşı, düşük
sosyoekonomik koşullar, evde ve/veya işte stres ya da uzun süreli çalışma şartları gibi faktörler, erken
doğum riskinde artışa neden olurlar.

Uterusa yayılan bakteriyel infeksiyon ve amniyotik sıvı infeksiyonları doğumu tetiklemekte, bu durum
da erken doğum ya da zarların erken yırtılması ile sonuçlanmaktadır.

Uygun beslenme, genel sağlık açısından oldukça önemlidir. Ancak gebe kadın, büyüyen fetus
ve doğan bebek açısından da hayati derecede önem taşımaktadır. Nicelik ve/veya nitelik olarak beslenme yetersizliği anne sağlığını, fetus gelişimini, doğumu etkilemekte hatta yaşam boyu devam edecek sağlık sorunlarına neden olmaktadır.

Aşırı beslenme, aşırı kilo ve diyabet, dünya genelinde artış gösteren ölüm ve hastalık oranıyla sonuçlanan mevcut ana sağlık sorunları arasındadır. Annenin aşırı beslenmesi, aşırı kilolu olması ve gebelik diyabeti, gelişmekte olan fetusun fazla beslenmesine ve makrozomiye neden olur. Yapılan araştırmalar, doğum öncesi ve sonrası aşırı beslenen çocuklarda diyabet, obezite ve kardiyovasküler komplikasyonların arttığını göstermiştir.

Erken Doğumun Başlıca Sebepleri ve Alınabilecek Önlemler

Gebelikte alkol ve tütün kullanımı, hem anne, hem de fetus üzerinde oldukça zararlı etkilere neden olur. Gebe kadınların yüksek kalorili aperatifler ve kahveden (Günde maksimum 2 bardak) kaçınmaları gerekirken, alkollü içecekler ve sigara tüketimi de kesinlikle yasaklanmalıdır. Alkol ve sigaranın fetus gelişimini bozduğu, erken doğum riskini artırdığı, doğum komplikasyonlarına, sakatlık ve bebeğin uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açtığı bilinen bir gerçektir. Çoğul gebelik ve anormal eş (Plasenta) yerleşimi, erken doğum açısından yüksek riskler arasındadır. Son yıllarda özellikle suni döllenme ve gebelik indüksiyonu yöntemlerinin daha yaygın kullanılmaya başlanmasıyla, çoğul gebeliklerde belirgin bir artış görülmüştür. Çoğul gebelikler, prematüre doğumlar için önemli bir risk faktörüdür.

İshal, sepsis ve pnömoni (Zatürre) gibi nedenlere bağlı bebek ve yeni doğan ölümlerinin azalması ile birlikte, prematürite, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde, bebek ölümlerinin ve ciddi hastalıklarının en önemli sebebi haline gelmiştir. Bir bebek ne kadar erken dünyaya gelirse, organ ve sistemleri de o denli gelişmemiş durumdadır ve gelecek yaşamında daha yüksek tıbbi komplikasyonlara maruz kalma riski taşımaktadır. Çoğu Avrupa Birliği ülkelerinde ve ülkemizde, neonatal ölüm oranları düşüş kaydetmektedir ve daha fazla sayıda prematüre bebek yaşamayı başarmakta, ancak tıbbi komplikasyonlu ve sekelli yaşayan bebek sayısı artmaktadır.

Yenidoğan ve Prematüre Komplikasyonları ve Bebek Ölümleri

İleri derecede prematüre bebekler (32 haftadan önce doğanlar), serebral palsi, ciddi öğrenme bozuklukları, kronik akciğer hastalıkları, görsel ve işitsel hasarlar ve yetersiz büyüme gibi uzun vadeli sağlık sorunları ile en fazla karşı karşıya kalan çocuklardır.

Miada yakın dönemde dünyaya gelen, gebeliğin 33. ile 37. haftası arasında doğan prematüre bebekler bile, normal sürede doğan bebeklere
kıyasla daha yüksek oranda neonatal rahatsızlıklarla mücadele etmek zorunda kalmakta ve hem motor hem de mental problemlere sahip olarak yaşamak zorunda kalmaktadırlar. Ayrıca, erken doğumlarda, yenidoğan ve bebeklerin ölüm (Mortalite) hastalık veya komplikasyon
(Morbidite) oranları, gebelik haftası azaldıkça, hemen hemen her hafta için yaklaşık iki kat artış göstermektedir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git