Kadınlar Toplumda Neden Ezilmektedir

Kadınlar Toplumda Neden Ezilmektedir
12 Mayıs 2019 tarihinde eklendi, 67 kez okundu.

Kadınlar Toplumda Neden Ezilmektedir?

Kadına şiddet ve tecavüzlerin yaygınlaşmasıyla kadına şiddete yönelik hareketin azaltılması için toplumsal bir direniş başlatılmıştır. Buna rağmen kadına yönelik şiddetin ve toplumda kadınların ezilmesine karşı yapılan çalışmaların etkisiz ve yetersiz kaldığı görülüyor. Bu durum psikolojik açıdan incelendiğin de aile ve yetiştirilme tarzı gündeme geliyor. Geçmişten günümüze kadınların ikinci plana atılması aile gelenekleri arasında görülüyor.

Aile Gelenekleri 

Türk toplumunun aile yapısına bakıldığında ataerkil bir toplum olduğunu erkeklerin kadınlardan ön planda olduğunu görüyoruz. Küçük yaşlarda başlanan kadına yönelik sebepsiz baskılar ve erkeklerin daha ön planda tutulması toplum düzeyinde kadınların pasif görülmesine yol açıyor. Genelde yetenekler değil de kadın ve erkek gücü olarak kıyaslanıyor. ” Erkektir yapar.” ve ” Kadınsın yapamazsın.” cümleleri sürekli kullanılıp kadınlar birçok alanda olan yeteneklerini geliştiremiyor ve iş hayatına atılması engelleniyor. Kadına olan toplum baskısına ise aile neden oluyor.

Kadınlar Duygusaldır Anlayışı 

Erkekler ağlamaz sözünden yola çıkarak, erkeklere üzüntülerini kırgınlıklarını göstermemeyi ve sağlam durmayı öğretilirken kadına böyle bir kısıtlama yok. Her insan duygusal boşluklara düşebilir. Kadınlar duygularını belli ettikleri ve kırılgan yapıları olduğu tüm insanlığın zihnine kazınmış durumdadır. Duygusal oldukları için aile ve iş yaşamında karşılaşılan zorluklara göğüs geremeyeceği düşünülüyor. Kadınlarda ki duygusallık pasiflik olarak nitelendiriliyor.

Modern Toplumun Köleleri Kadınlar

Kadınlar ev işi yapmak, çocuk büyütmek, seçme ve seçilme hakkı olmaması olarak yetiştiriliyor. Burada kadınsan ezil erkeksen de kasıl mantığı ön planda oluyor. Erkeklere de kadınların bu şekilde varlıklar oldukları aşılandığı için karşı cinsine saygısı olmayarak büyüyor. Kadınların küçük yaşlarda evlenmek, yemek yapmak ve aile kurmak üzere yetiştirildiği, erkeklerin ise iş hayatına atılmak ve ailesinin geçim sorumluluğunu almak üzere yetiştirildiği görülüyor.

En büyük etken yetiştirilme tarzı ve toplum bu yetiştirilme tarzını kıramıyor. En büyük yok edilen şeyler insanların alışkanlıklarıdır ve uzun bir süre bu alışkanlıkları değiştirilmiyor. Burada değişen alışkanlıkları değiştirecek olan şeyler yine çevre, aile ve kişilik özellikleridir. Aile büyükleri kadını ezmeyen ve topluma kazandırılması gerekliliğini savunan yaklaşımlar da bulundukça bu algı kırılıyor.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git