Meslek Seçimi Çocukluk Döneminde Olmalı

Meslek Seçimi Çocukluk Döneminde Olmalı
30 Nisan 2017 tarihinde eklendi, 950 kez okundu.

Çocuklarda Meslek Seçimi

Çocuklar daha henüz konuşmaya başladığı andan itibaren anne ve babanın çocukların ilerde ne olmak istediğine yönelik soruları başlar. Ya çocuğa ilerde ne olacağı sorulur yada anne ve babanın olmak isteyip de bir türlü gerçekleştiremediği hayallerine yönelik mesleklerle ilgili sorular olabilir. Aileler çocuklarında istek ve hayallerine yönelik cevaplar aldıklarında oldukça mutlu olurlar. Ancak bu mutluluk çocuğun biraz büyümesi ve okula başlamasıyla birlikte devam etmeyebilir. Çünkü büyüyen çocuk çevresi ile etkileşime girmesi nedeniyle bazı şeylerin ayrımını kendi yapmaya karar verir. Daha çok kendi hoşuna gidecek tercihlere yönelebilir. Futbolcu olmak isteyebilir, bilgisayar mühendisi olmak isteyebilir. Çocuk okula başlayıp dersleri öğrenmeye başladıkça bu fikirlerinde de değişme olacaktır. Yani çocuklarda bir meslek sahibi olma doğuştan gelen bir özellik değildir. Çocuğun içinde bulunduğu çevre, büyüme ve gelişme süreci onu zamanla bir mesleğe hazırlamaktadır. Burada ailenin zorlamasının da çocuk açısından bir öneminin olmadığı görülmektedir. Ailelerin çocuklarının geleceği açısından yapmaları gereken ona iyi bir ortam hazırlamaları ve gerekli desteği sağlamalarıdır.

Meslek seçiminde üniversite bir kriter olmamalı

Ülkemizde yanlış uygulanan eğitim politikaları nedeniyle çocukların bir mesleğe yönelmeleri üniversite sınavını kazanmaları ile doğru orantılı olarak gelişmektedir. Yani bir öğrenci iyi bir mesleğe sahip olabilmesi için mutlaka üniversite sınavında başarılı olması gerekmekte ve üniversiteyi bitirdiği zaman yüksek gelir getiren bir iş sahibi olması yeterli görülmektedir. Bu nedenle aileler çocuklarını bir mesleğe yönlendirme yerine önce okul başarısına önem vermektedirler. Bu süreç de bir çocukta 18- 20 yaşları arasına denk gelmektedir. Çocuklar bu yaşlara kadar hep üniversite hayaliyle ders çalışırlar ancak üniversitelerin kontenjanının sınırlı olması ve mezun olan her öğrencinin de iş bulamaması, çocuklarımızın artık bir mesleği olmamasını ve yeni meslek öğrenememesini de beraberinde getirmektedir. Bu nedenle ailelerin çocuklarını bir meslek konusunda zorlamaması, onlar adına karar vermemesi gerekmektedir.

Okul başarısıyla meslek başarısını her zaman karşılaştırmak doğru olmayabilir

Çocukların okul başarısının meslek başarısıyla ilgisinin olup olmadığı eskiden beri tartışma konusudur. Ancak bizim eğitim sistemimizde okul başarısıyla meslek başarısını kıyaslamamız pek doğru olmaz. Çünkü öğrenci çok başarılıdır. Doktor olmak istiyordur. Ancak kan görünce korkuyordur veya öğrenci hukukçu olmak istiyordur. Bütün sözel dersleri iyidir. Başka bir öğrenci okulda matematiği sevmediği için veya zayıf aldığı için okuldan ayrılıp ticarete başlamış ve büyük bir işadamı olmuş olabilir. Yani pek çok kişi okul hayatında başarısız ancak mesleğinde başarılı veya okul hayatında başarılı mesleğinde başarısız olabilir. Bu nedenle okul başarısıyla meslek başarısını her zaman karşılaştırmak doğru olmayabilir. Ancak bunun yerine çocukların yeteneklerini, ilgilerini, el becerilerini ve zihinsel becerilerini birlikte değerlendirmek daha doğru olmaktadır.

Anne ve babaların meslek seçiminde çocuğun isteğini benimsemeli ve destek olmalıdır

Anne ve babaların meslek seçiminde çocuklarına kendi istedikleri meslekleri değil de onların sevdikleri ve yapmak istedikleri meslekler konusunda destek olmaları gerekmektedir. Bir çok gencimiz seçmiş olduğu mesleğin getireceği hayat biçimini bilmediği ve incelemediği için başarısız olmakta ve mutlu olamamaktadır. Çünkü yanlış seçilen bir meslek kişiyi ömür boyu kendine mahkum etmektedir. Bir meslek seçecek çocuklarımız ve gençlerimiz, meslek seçmeye karar vermeden önce mesleği sevip sevmediğini bilmelidir. Çünkü insanlar sevdikleri işleri zevkle yaparlar ve daha çok verim alırlar. Topluma daha da faydalı olurlar. Örneğin, gürültülü ortamlardan hoşlanmayan insanlar fabrikalarda çalışırken zorlanırlar ve verimli olamazlar.

Yetenek ve becerilerinin seçtikleri mesleğe uygun olması gerekir

Çocuk mesleğini seçmeden önce meslekler hakkında bilgi edinmelidir. Hangi mesleklerin kendi özelliklerine uygun olduğunu, hangi işi yaparsa daha mutlu olacağını düşünmelidir. Mesleğe ilgilerinin olup olmadığına bakmalıdır. Güçlü ve zayıf yönlerini tespit etmelidir. Çocuk, hangi mesleği seçersem daha başarılı olurum sorusunu kendisine sormalıdır. Annem, babam, toplum değil ben hangi mesleği istiyorum hangi mesleğe daha yatkınım diye düşünmelidir. Örneğin, veterinerliği tercih eden bir öğrencinin hayvanlardan hoşlanması onun mesleğinde daha başarılı olmasını sağlar. Yetenek ve becerilerinin seçtikleri mesleğe uygun olması gerekir. Örneğin, el becerisi olmayan bir öğrenci marangozlukta başarılı olamaz. Öğrencinin psikolojik olarak kendini seçtiği mesleğe hazır hissetmesi gerekir. Örneğin hayvanlardan korkan birinin veteriner olamayacağı gibi kandan korkan birinin de doktor olması doğru olmaz veya konuşmayı sevmeyen birisinin de avukat olması doğru olmaz.

Doğru meslek tercihinin sırrı okul öncesinde

Bir mesleği seçen öğrencinin içinde bulunduğu zamanı değil de ileriki yaşlarda da bu mesleğe devam edeceğini düşünmeli ve ona göre seçmelidir. Örneğin, evlenince çok çocuk yapmayı düşünen bir bayanın ilerde çocuğuna zaman ayırabileceği bir mesleği seçmesi uygun olabilir. Meslek seçiminde içinde bulunulan çevre de önemlidir. Meslek kapalı alanda mı, açık alanda mı çalışma gerektirecek? Ortamın soğuk olması, sıcak olması, kalabalık olması, kişinin yalnız çalışması, büyük şehir veya küçük şehir olması, köy olması, seyahat gerektirip gerektirmemesi, insanlarla iyi geçinip geçinememe gibi nedenler çocuklarımızın seçeceği mesleklerde doğrudan etkilidir. Anneler ve babalar çocuklarına meslek konusunda bu kriterler doğrultusunda yardımcı olurlarsa daha faydalı olurlar. Çocuklarını bir mesleğe yönlendirmeden önce çocuklarının önceliğini sormalı ona göre yardımcı olmalıdırlar.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git